19 Ağustos 2011 Cuma

Kahve Molası -1-


Bugünkü Kahve Mola'm Türk kahvesi tadında olsa...

Nasıl yani demeyin her kahvenin tadı ayrıdır...
İçimi farklıdır...
Pişirmesi, yapması, servisi apayrıdır...
Şöyle közde,
toprak yada bakır cezveyle pişmiş
köpüklü bir Türk kahvesinin yeri ise bambaşkadır...
Hele birde Yanında  çifte kavrulmuş varsa tadına doyum olmaz...

Tam bir zevk cümbüşü olur...
Birde candan dostun olsa,
konuşacağın paylaşacağın
konuştukça sıkılmayıp paylaştıkça rahatlayacağın...
en az bir tane ve belki de yegane...

hayatının her anında bir dostu olmalı  insanın..
Arkanı dönebileceğin , yaslanabileceğin, kahkahalarla gülebileceğin,
seni yargılmayacak ama
senin  hakkında düşündüğü şeyi evirip çevirmeden direkt yüzüne söylebilecek
senin kırılmayacağını bilecek ve senin de kırılmayacağın bir dost...
Çıkarları için yanında durmayan,
sana psikolog huzuru verecek
gerekirse de en iyi psikiyatristi bulacak bir dost....

Öyle bir dost olacak ki hayatın her anında yanında
senin için hissettiklerinin yaptıklarının aynısını onun için sonuna kadar yapacağını bilecek...
Bazen seni sarsmak için kızacak, sen üzgünsen sarılacak bir dost..
Seni yalanlarla kandırmayacak, oyunların içine sokmayacak
yapmak istemediğin birşey için zorlamayacak
ve ne zaman yalnız kalman gerektiğini bilecek bir dost...

Bir dostu olmalı insanın...
Türk Kahvesi tadında,
40 yıllık hatırı ve 40 yıllık hatırası olmalı birlikte...
Bir dost!!
 sığınılacak, koruyacak, gerektiğinde dünyadan saklayacak...

Temennim odur ki o dost benimle aynı evde yaşayan eşim olacak,
beraber içeceğimiz kahvelerle birbirmize hatrımız artacak...
Lokumlarla ağzımız tatlanacak...

Eşim, eşitim, dengim, farkım, aksim, kavgam, sevdam ve yaslandığım omuzum olacak..

picole